Doğaya yakın silvikültür, doğal gençleştirme ve ağaç türü seçimi

Yazarımız Sn Ayhan Küyük beyin "Doğaya yakın silvikültür, doğal gençleştirme ve ağaç türü seçimi." başlıklı makalelerini siz değerli okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.

Doğaya yakın silvikültür, doğal gençleştirme ve ağaç türü seçimi
11 Eylül 2022 - 11:15


Tarım ve ormancılık arasında temel bir fark vardır: Tarımda, seçilen bitkilerin büyümesini iyileştirmek için geçerli koşullar değişir. Toprak ve diğer çevresel koşullar, optimum bitki büyümesi lehine hedefli drenaj, sulama veya gübreleme ile değiştirilir.

Ancak ormancılıkta, çevre koşullarındaki değişiklikler pratik değildir ve hatta çoğu zaman yasaklanmıştır.

Buna göre, doğaya yakın ormancılık, bir ormanın bulunduğu yerde verilen koşullarla mümkün olduğu kadar çalışmakla ilgilidir. Bunun orman yönetimi için birçok yönden olumlu etkileri vardır. Doğaya yakın ormancılığın en önemli yönleri şunlardır:

Doğaya yakın silvikültürde, yerel koşullara uygun ağaç türlerinin seçilmesine özen gösterilir. Belirleyici faktörler toprağın kalitesi, yağış miktarı, bakı ve yüksekliktir.
Geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren Karadeniz ,Marmara ve Ege Bölgelerinde  yaprak döken ormanların yerine kızılçam ve egzotik hızlı gelişen çamlar yaygın olarak dikildi.. Bir yandan bu, sanayileşme veya savaşlar nedeniyle ormanların olağanüstü derecede yüksek bir ihtiyaç olması nedeniyle ormanların tekrar tekrar kesilmesinden kaynaklanmaktadır. 

Çoğu yaprak döken ağaç türünün aksine, kızılçam ve egzotik çamlar hızla büyür ve açık alanlardaki koşullarla daha iyi başa çıkar. Ayrıca, özellikleri nedeniyle, kızılçam inşaat kerestesi ve lif yonga sanayi egzotik  türlerde  kağıtlık ve lif yonga sanayi için  uygundur .

Bununla birlikte, ibreli ağaçlar için  uygun olmayan bir yere muhtemelen monokültür denilen tek ağaç türü gibi dikilirse, ağaçlar örneğin böceklerden , fırtınalardan veya orman yangınlarından zarar görmeye daha duyarlıdır. Bu güvenlik açığı nedeniyle, artık günümüzde ilgili ormanın konumuna daha iyi adapte edilmiş ağaç türlerine güvenmesi talep edilmektedir.

Değişen iklim koşullarıyla ilgili tartışma bu tartışmayı körüklüyor: Uzmanlar ormanların iklim değişikliğine karşı daha savunmasız kalmasını bekliyorlar. Türkiye’nin pek çok bölgesinde, bazı ağaçlar gelecekte değişen iklim koşullarına yeterince adapte olmayacaktır. Bu, mevcut büyüme alanlarında bir kaymaya neden olabilir.

Temel olarak, bir ağaç türü ormanın konumuna ne kadar iyi uyuyorsa, ağaç türü seçimi o kadar doğal olur. Sonuçta, insan müdahalesi olmadan, yani tamamen doğal süreçlerle, ilgili konuma en iyi adapte edilen ağaç türleri de kurulacaktır. Aksi takdirde, doğa, ağaç türlerinin orta veya uzun vadede, yerel koşullarla daha iyi başa çıkabilen başka bir tür ile değiştirilmesini sağlayacaktır.

Bir ormanın konumu onun nasıl gelişeceğini belirler. Bir orman yerini oluşturan en önemli faktörler toprak, iklim ve rölyef, yani ormanın yamaçlarındaki yükseklik veya yönelimdir. Farklı topraklar su ve besin maddelerini saklama yeteneklerinde önemli ölçüde farklılık gösterir. Ve iklim, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de önemli ölçüde farklıdır. Bazı ağaç türleri yüksek irtifada iyi gelişir, diğerleri alçak arazilerde daha iyidir.  

Doğaya yakın silvikültür için belki de en önemli süreç doğal yenilenmedir. Doğal gençleştirme, insanlar tarafından ekilmeden veya dikilmeden yeni nesil ağaçların ortaya çıkması anlamına gelir. Bu nedenle genç ağaçlar, çevredeki ağaçlardan düşen, rüzgar tarafından yüzeye savrulan  veya hayvanlar tarafından taşınan tohumlardan büyür. 

Bazen tohumların çimlenmesini desteklemek için örneğin yüzeysel toprak işleme yoluyla doğal gençleşmeye yardımcı olunması gerekir. Ayrıca tel bir çit, genç ağaçları yabanı veya evcil hayvanlardan  korur ve onlara en uygun büyüme koşullarını sağlar.

Doğal gençleştirme kullanmak ağaç dikmekten çok daha ucuzdur. Ek olarak, ayrıca tohum takviyesi yoluyla çok sayıda genç bitki oluşturulur. Bu güçlü bir rekabet yaratır. İdeal olarak, ilk birkaç yıl sonra, ilgili konumdaki çevresel koşullara en iyi şekilde adapte olan ve rakiplerine karşı kendilerini iddia edebilen ağaçlar kalır.

Tohumların seçimi ve kökeni bile ağaçların stresli durumlarda hayatta kalıp kalmayacağına veya öleceğine karar verebilir. Doğal alandakilere benzer koşullar altında büyüyen uyarlanmış hayati ağaçlar, uygun olmayan yerlerde bulunanlardan çok daha dayanıklıdır. Ormanlarımızın yapısı ve çeşitliliği hakkındaki kararların korunması üzerinde olumlu bir etkisi olabilir. Yapısal zenginlik biyolojik çeşitliliği teşvik eder. Bu şekilde, zararlıların doğal düşmanlarının ortaya çıkması teşvik edilebilir ve ormandaki ekolojik dengeye katkıda bulunabilir.

Doğaya yakın ormancılık sayesinde kabul edilen bir diğer süreç de doğal dal temizliğidir. Ağaçlar güneş ışığı için birbirleriyle rekabet ettiğinden, en alçakta kalan dallar sürekli ölürken, ağaç daha da iyi büyümeye devam eder. Zira bu dallar ahşabın kalitesini düşürür, çünkü bu dallar daha sonraki ahşap kullanım olanaklarını önemli ölçüde sınırlayacaktır. 

Doğal ahşap üretiminin amacı, ağaçların dalsız gövdesi istenen bir uzunluğa ulaşana kadar (genellikle beş ila on iki metre arasında) ağaçları sıkı tutmaktır. O zaman en kaliteli ve en hayati ağaçlar teşvik edilmelidir, böylece hızlı ve büyük ağaçlara doğru büyümek için yeterli kaynaklara sahip olurlar. Bazı ağaç türlerinde, dallar ağaç üzerinde daha uzun süre kalır. Yüksek kaliteli odun üretebilmek için, ölü dallar budama ile çıkarılmalıdır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum