Recep BAYRAKTAROĞLU

Recep BAYRAKTAROĞLU

TOHUMTOPRAK.COM
[email protected]

Öğrenilmiş çaresizlik nedir? Siz de bu gurupta mısınız? Hayatınıza bir göz atın !...

02 Aralık 2022 - 12:06

Öğrenilmiş çaresizliği bilimsel olarak ıspat etmek için çeşitli hayvanlar üzerinde birçok deney yapılmıştır.
Köpeklere elektrik verilmiş, maymunlara muz verilmiş, pireler kavanoza doldurulmuş... vs.vs
Sizlerin de mutlaka okuduğunuz benzer hikayeler olmuştur.
Bütün bu hikayeleri okurken, insana bakan yönü nedir? Bizim hayatımızda da farkına varmadan "öğrenilmiş çaresizlik" duygusuna kapıldığımız noktalar var mıdır?
Aşağıdaki fil hikayesini okurken kendi haaytımıza da bir göz atalım...

***
Hindistan'da filleri evcilleştirmek için ilginç bir yöntem kullanılırmış.

Orman zeminine, filin içine düşebileceği büyüklükte bir çukur kazılır ve üzeri dallarla örtülür. Yavru fil gelip dallara bastığında çukurun içine düşer.

Fil, çukurdan çıkmaya çabalar ama başaramaz, takatsiz kalır, kurtulma ümidi kaybolur, hayatına dair müthiş bir korkuya kapılır. Çaresizce bir mucize kurtuluş yolu veya ecelini beklemeye başlar.

Fil avcıları yüzlerini de kapatan tümüyle simsiyah giysiler içinde, ellerinde sopalarla gelip fili şiddetli bir şekilde döver, yara bere içinde bırakırlar. Hayvan, yediği sopaların ve yaralarının verdiği acıdan ve çukura düşmesi nedeniyle yaşadığı korkudan dolayı hayatında görmediği bir bunalım ve ruhi çöküntü yaşar, birkaç saat içinde.

Sonra aynı avcılar, ağaçların arkasına gider ve üzerlerindeki siyah elbiseleri tümüyle çıkarıp, baştan aşağı beyaz elbiselerle ve ellerinde çeşit çeşit yiyecek ve meyve sepetleriyle geri gelirler.

File şefkatle yaklaşır, onu besler, yaralarına pansuman yapar, okşayıp sever, güzel sözler söyler ve onu düştüğü çukurdan çıkarırlar.

Fil, bu beyaz giysili kurtarıcılarının kendisine gösterdiği karşılıksız sevgi ve ilgiden dolayı o kadar minnettar kalır ki o andan itibaren ömür boyu onların gönüllü kölesi olur.

Her istediklerini yapar ve asla sözlerinden çıkmaz.Onların kendisini az önce tuzağa düşüren, bunalıma sürükleyen ve döven siyah giysili adamlar olabileceği aklına dahi gelmez.

Psikolojide öğrenilmiş çaresizlik olarak geçen bu gibi durumların benzer etkisini birçok hayvanın üzerinde görebiliriz.
Hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da aynı şey geçerlidir. Burda Drama Üçgeni (Kurban-Zalim-Kurtarıcı) rollerinden kurbanı empoze etmek için hem zalim hem kurtarıcı rolünün tek taraflı olduğunu görüyoruz.
Hayatımızda, çevremizde hatta ticarette bile böyle insanlar, kurumlar karşımıza çıkmaktadır.
Siz kurban rolünü üstlendikçe, zalim de hep olacaktır kurtarıcı da..!!..

Bu resim için alternatif metin açıklaması yok

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum